10 Büyükelçinin Osman Kavala hakkında yaptığı ortak açıklamanın, Viyana Konvansiyonu açısından 'iç işlere karışma' olarak nitelendirilip nitelendirilemeyeceğine ilişkin metinde sunulan iki farklı görüşü analiz ediniz.
Metinde bu konuda iki karşıt görüş sunulmaktadır: 1) İç İşlere Karışma Görüşü: Bu görüşe göre, Büyükelçilerin devam eden bir yargılamayla ilgili ortak açıklama yapmaları, Viyana Konvansiyonu'nun 41. maddesinde düzenlenen 'kabul eden devletin iç işlerine karışmama' yükümlülüğünün ihlalidir. Açıklama, Türk Milleti adına egemenlik yetkisi kullanan bağımsız Türk yargısına bir müdahale ve siyasi bir baskı girişimi olarak değerlendirilmektedir. Bu görüş, Cumhurbaşkanının 'persona non grata' talimatının temelini oluşturur. 2) Hukukun İşletilmesi Çağrısı Görüşü: Bu görüşe göre ise, bildiri Türkiye'nin iç işlerine bir karışma değil, Türkiye'nin de taraf olduğu ve Anayasa m.90 uyarınca kanun hükmünde olan AİHS'den doğan yükümlülüklerini hatırlatan bir açıklamadır. Büyükelçiler, İHAM'ın Kavala hakkındaki bağlayıcı ihlal kararının uygulanması gerektiğini belirtmişlerdir. Bu, iç hukuka değil, Türkiye'nin uymayı taahhüt ettiği uluslararası hukuka bir atıftır ve 'hukukun işletilmesine yönelik demokratik beyan ve görüş bildirme' niteliğindedir. Bu görüş, açıklamayı meşru bir diplomatik eleştiri olarak görür. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/kavalada-istenmeyen-kisi-ilanı)