Yazar, Pasaport Kanunu m.22/1'deki 'memleketten ayrılmalarında genel güvenlik bakımından mahzur bulunduğu' kriterinin Anayasa'ya aykırılığının yanı sıra, 'hukuk devleti'nin hangi temel ilkelerini ihlal ettiğini savunmaktadır? Bu kriterin keyfi uygulamalara yol açma potansiyelini analiz ediniz.
Yazar, bu kriterin Anayasa'ya aykırılığının yanı sıra 'hukuk devleti' ilkesinin temel unsurlarından olan 'belirlilik' ve 'öngörülebilirlik' ilkelerini de ihlal ettiğini savunmaktadır. 'Memleketten ayrılmalarında genel güvenlik bakımından mahzur bulunduğu' tespiti, son derece soyut, genel ve sınırları belirsiz bir ifadedir. Hangi durumların 'genel güvenlik için mahzur' sayılacağı, bu tespitin hangi somut delillere dayanarak yapılacağı kanunda tanımlanmamıştır. Bu belirsizlik, idareye aşırı geniş ve keyfi bir takdir yetkisi tanımaktadır. Yazarın belirttiği gibi, 'herhangi bir sebeple, herhangi bir kişinin memleketten ayrılması genel güvenlik bakımından “mahzurlu” görülebilir'. Bu durum, vatandaşların hangi eylemlerinin pasaport tahdidi ile sonuçlanabileceğini önceden kestirememelerine, yani hukuki güvenliklerinin zedelenmesine yol açar. İdarenin bu yetkiyi objektif kriterlere bağlı olmaksızın kullanma potansiyeli, tüm vatandaşların yurtdışına çıkma hürriyetini objektif bir tehdit altında bırakır ve keyfi uygulamalara davetiye çıkarır. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/pasaport-tahdidinde-“memleketten-ayrilmalarinda-mahzur-gorulenler”-kriterinin-anayasaya-aykırılıgı)