Bir kanun hükmünün Anayasa'ya açıkça aykırı olduğu durumlarda, derece mahkemelerinin bu hükmü nasıl ele alması gerektiği konusunda metinde hangi hukuki yollar ve ikilemler tartışılmaktadır? Anayasa m.152 ve m.90/5'in bu bağlamdaki rollerini açıklayınız.
Metinde, derece mahkemelerinin Anayasa'ya açıkça aykırı bir kanun hükmüyle karşılaştığında yaşadığı ikilem ele alınmaktadır. Bir yanda Anayasa'nın üstünlüğü ve bağlayıcılığı (Anayasa m.11) ile mahkemelerin Anayasa'ya uygun hüküm verme yükümlülüğü (Anayasa m.138/1) bulunmaktadır. Diğer yanda ise, kanunların Anayasaya uygunluğunu denetleme yetkisinin münhasıran Anayasa Mahkemesi'ne ait olması (Anayasa m.148) ve derece mahkemesinin Anayasa'ya aykırı bulduğu bir hükmü doğrudan uygulamaktan kaçınamayacağı, bunun yerine itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesi'ne başvurması gerektiği (Anayasa m.152) gerçeği vardır. Yazar, derece mahkemesinin kanun hükmünü ihmal ederek karar veremeyeceğini, çünkü hükmün halen yürürlükte olduğunu ve aksinin Anayasa m.152'yi anlamsız kılacağını belirtmektedir. Bu ikilemin çözümü için iki temel yol tartışılır: 1) İtiraz Yolu (Anayasaya Aykırılık İddiası): Mahkeme, davada uygulanacak kanun hükmünün Anayasa'ya aykırı olduğu kanaatindeyse, Anayasa m.152 uyarınca bu hükmün iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurmalıdır. 2) Uluslararası Sözleşmelerin Doğrudan Uygulanması: Anayasa m.90/5 uyarınca, usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi halinde, milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır. Ancak yazar, Pasaport Kanunu m.22/1 ile Ek 4 No'lu Protokol arasında doğrudan bir çelişki olmadığını, çelişkinin Kanun ile Anayasa arasında olduğunu belirterek bu yolun somut olayda etkili olamayacağını savunmaktadır. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/pasaport-tahdidinde-“memleketten-ayrilmalarinda-mahzur-gorulenler”-kriterinin-anayasaya-aykırılıgı)