Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin 27.05.2019 tarihli kararına konu olan olayda, bir kamu bankası çalışanı avukatın belge talebini reddetmiştir. Daire, bu durumda TCK m.257'den kamu davası açılması için yeterli şüphe bulunduğu sonucuna varmıştır. Bu karar, özel sektör çalışanlarının da Avukatlık Kanunu m.2/3'e aykırılık halinde TCK m.257'den sorumlu tutulabileceği şeklinde yorumlanabilir mi? Yazarın bu konudaki analizini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #69246

Hayır, yazar bu şekilde yorumlanamayacağını savunmaktadır. Yazar, Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin kararındaki 'Avukatlık Kanunu’nun... sadece avukatlar için değil... tüm muhataplar için de (özel veya kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere) uymaları gereken kuralları düzenlediği' ibaresinin, özel sektör çalışanlarının da görevi kötüye kullanma suçunun faili olabileceği anlamına gelecek şekilde yorumlanabileceğini, ancak kararda asıl söylenmek istenenin bu olmadığını belirtmektedir. Yazarın analizine göre, kararın asıl vurgusu, olayın bir kamu bankasında geçmesi ve şüphelinin bir 'kamu görevlisi' olmasıdır. Daire, kamu görevlisi olan şüphelinin Avukatlık Kanunu m.2/3'teki yükümlülüğünü ihlal etmesinin TCK m.257'yi oluşturabileceğine işaret etmektedir. Yazar, bu karardan hareketle, kamu görevlisi olmayan özel sektör çalışanının aynı eylemi gerçekleştirmesi durumunda TCK m.257'den cezalandırılamayacağını, çünkü suçun fail unsurunun (kamu görevlisi olma) oluşmayacağını ve kanunilik ilkesi gereği kıyas yapılamayacağını net bir şekilde ifade etmektedir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/Adli-Merciler-Tarafından-Bilgi-isteme-ve-Gorevi-kotuye-Kullanma, Yargıtay 19. CD, 2018/3834 E.)