Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin yerleşik içtihatlarında, tutuklu sanığın yargılandığı duruşmalarda müdafiin hazır bulunmamasının 'mahkemenin kanuna uygun teşekkül etmemesi' (CMK m.289/1-a) olarak kabul edilmesinin, sanığın hangi temel haklarının ihlal edildiği sonucuna dayandığını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #69232

Bu kabulün temelinde sanığın birden fazla temel hakkının ihlal edildiği düşüncesi yatar. Kararlarda vurgulanan haklar şunlardır: 1) Silahların Eşitliği İlkesi: İddia makamı (savcı) duruşmada hazır bulunurken, sanığın hukuki temsilden yoksun kalması bu dengeyi bozar. 2) Adil Yargılanma Hakkı (Anayasa m.36, AİHS m.6): Müdafi yardımı, adil bir yargılamanın en temel unsurlarından biridir. 3) Savunma Hakkının Kısıtlanması: Sanığın, delillere erişme, savunma hazırlama ve hukuki yardım alma gibi temel savunma hakları fiilen kısıtlanmış olur. Bu temel hakların ihlali, yargılamanın usulüne uygun yapılmadığı ve dolayısıyla mahkemenin o duruşma için 'kanuna uygun teşekkül etmediği' sonucunu doğurur. (Yargıtay 16. CD, K. 2018/3686) (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/hukumle-birlikte-tutuklulukta-mudafi-zorunlulugu)