Kamu görevlileri hakkında açılan bir idari mobbing davasında, mobbing iddiasının ispatlanması için 'kesin delil' aranır mı, yoksa 'yaklaşık ispat' veya 'güçlü şüphe' yeterli midir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #69218

Metinlerde doğrudan bir ispat standardı belirtilmemekle birlikte, Danıştay kararlarının mantığından ve mobbingin doğasından bir sonuç çıkarılabilir. Mobbing, genellikle gizli, soyut ve ispatı zor eylemlerden oluşur. Bu nedenle, ceza yargılamasındaki gibi 'her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil' standardının aranması, hakkın elde edilmesini imkansız kılabilir. Yargı kararlarında, davacının iddialarını destekleyen birden fazla olgunun (tanık beyanları, yazışmalar, sağlık raporları, haksız disiplin cezaları vb.) bir araya gelmesiyle oluşan 'güçlü emareler' ve 'hayatın olağan akışına uygunluk' yeterli görülmektedir. Yani, davacının iddialarının gerçeğe yakın ve makul bir şüpheye yer bırakmayacak derecede tutarlı olması ('yaklaşık ispat' olarak da adlandırılabilir) yeterlidir. Ancak Danıştay'ın daha temkinli olduğu da unutulmamalıdır. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/idare-hukukunda-mobbing/)