Metinde, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun (DİDDK) kararından sonra bile, idari yargı mercilerinin Pasaport Kanunu m.22/1'in Anayasaya aykırılığını doğrudan tespit etmek yerine nasıl bir inceleme yaptığı eleştirilmektedir?
Metinde, DİDDK'nın kanunun Anayasa'ya aykırı olduğunu net bir şekilde belirtmesine rağmen, sonraki idari yargı kararlarında bu aykırılığın doğrudan tespitiyle işlem iptal edilmek yerine, farklı bir inceleme yapıldığı eleştirilmektedir. Buna göre mahkemeler, 'bu yönde idari işlem tesisini gerektiren somut ve hukuken geçerli nedenlerin bulunup bulunmadığı'nı inceleyerek karar vermektedir. Yani, kanunun kendisi Anayasa'ya aykırı olsa bile, mahkemeler idarenin bu Anayasa'ya aykırı yetkiyi kullanırken somut gerekçelere dayanıp dayanmadığını denetlemektedir. Yazar, bu yaklaşımı eleştirerek, temelden Anayasa'ya aykırı bir kanun hükmünün uygulanmasının şekli şartlarının incelenmesinin anlamsız olduğunu, doğrudan Anayasa'ya aykırılık nedeniyle iptal kararı verilmesi gerektiğini savunmaktadır. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/pasaport-tahdidinde-“memleketten-ayrilmalarinda-mahzur-gorulenler”-kriterinin-anayasaya-aykırılıgı)