İdare hukukunda mobbing iddiasıyla açılan bir tam yargı davasında, davacı manevi tazminat talep etmektedir. Danıştay içtihatlarına göre, hükmedilecek manevi tazminatın miktarının belirlenmesinde hangi ilkeler gözetilmelidir?
Metinde Danıştay kararlarına atıfla belirtildiği üzere, manevi tazminatın belirlenmesinde şu ilkeler gözetilmelidir: 1) Manevi tazminat bir zenginleşme aracı değildir. Amacı, malvarlığındaki bir eksilmeyi karşılamak değil, duyulan elem ve ızdırabı bir nebze olsun hafifletecek bir manevi tatmin sağlamaktır. 2) Miktar, davacının duyduğu ağır elem ve üzüntüyü giderecek, ihlalin ağırlığıyla orantılı olmalıdır. 3) Belirlenecek miktar, idarenin eyleminin ağırlığını, davacının kişilik haklarının ne ölçüde zedelendiğini, olayın gelişimini ve tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını dikkate alarak hakkaniyete uygun bir şekilde takdir edilmelidir. (Danıştay 2.D. 2017/6537 K.) (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/idare-hukukunda-mobbing/)