Alman Anayasa Mahkemesi'nin 27.12.2006 tarihli kararında, 'praeter legem' (hukuk dışında kalan/kanunda düzenlenmemiş) anlaşmalar olarak nitelendirilen, tarafların uzlaşmasıyla ceza yargılamasının sonuçlandırılması durumunda dahi sanığın sürece dahil edilmesinin zorunlu görülmesinin temelinde yatan ilke nedir?
Bu durumun temelinde yatan ilke, yine sanığın 'hukuki dinlenilme hakkı' ve buna bağlı olarak 'duruşmada hazır bulunma ve sürece etkin katılma hakkı'dır. Alman Anayasa Mahkemesi, ceza yargılamasının sonucunu doğrudan etkileyen ve kanunda açıkça düzenlenmemiş olan bu tür 'pazarlık' veya 'anlaşma' süreçlerinde bile, sanığın dışarıda bırakılamayacağını belirtmiştir. Hakim, savcı ve müdafi arasında varılan bir uzlaşma, sanığın iradesi ve katılımı olmaksızın onun hakkında bir hüküm kurulmasına yol açamaz. Sanığın bu müzakere sürecine dahil edilmesi, varılacak anlaşmaya rıza göstermesi ve sürecin şeffaf bir şekilde yürütülmesi, savunma hakkının ve adil yargılanma ilkesinin bir gereği olarak görülmektedir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/sanigin-sorgu-ve-savunma-icin-durusmada-hazir-bulunma-hakki)