Metindeki analize göre, Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin 2019/8944 K. sayılı kararından hareketle, özel bir banka çalışanının Avukatlık Kanunu m.2/3'e aykırı davranması halinde TCK m.257'den cezalandırılamamasının temel nedeni 'suçta ve cezada kanunilik' ilkesi midir, yoksa failin 'kamu görevlisi' olmaması mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #69050

Bu iki neden birbiriyle doğrudan ilişkilidir ve birlikte değerlendirilmelidir. Temel neden, failin 'kamu görevlisi' olmamasıdır. TCK m.257, failin kamu görevlisi olmasını gerektiren bir özgü suçtur. Özel banka çalışanı bu tanıma girmez. 'Suçta ve cezada kanunilik' ilkesi (TCK m.2) ise bu durumu somutlaştırır. Kanunilik ilkesi, kanunda açıkça suç olarak tanımlanmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemeyeceğini ve ceza hükümlerinin kıyas yoluyla genişletilemeyeceğini emreder. Avukatlık Kanunu'nda, özel banka çalışanının bu eyleminin TCK m.257 suçunu oluşturacağına dair (CMK m.332'de olduğu gibi) açık bir hüküm yoktur. Bu nedenle, kamu görevlisi olmayan birini, kıyas veya genişletici yorumla TCK m.257'nin faili olarak kabul etmek, 'suçta ve cezada kanunilik' ilkesinin ihlali anlamına gelecektir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/Adli-Merciler-Tarafından-Bilgi-isteme-ve-Gorevi-kotuye-Kullanma)