Metinde, CMK m.332/2'nin TCK m.257'ye göre 'özel düzenleme' niteliği taşıdığı savunulmaktadır. Bu argümanın, 'suçta ve cezada kanunilik' ilkesi ile ilişkisini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #69022

'Suçta ve cezada kanunilik' ilkesi, bir fiilin suç sayılabilmesi ve cezalandırılabilmesi için bunun kanunda açıkça yazılı olmasını gerektirir (TCK m.2). TCK m.257, görevi kötüye kullanma suçunun failini 'kamu görevlisi' olarak tanımlamıştır. Metindeki argümana göre, CMK m.332/2, bu genel kurala bir istisna getiren özel bir kanun hükmüdür. Bu fıkra, adli makamların bilgi isteme emrine uymama fiilini, failin kamu görevlisi olup olmadığına bakmaksızın TCK m.257'ye aykırılık olarak tanımlamaktadır. Bu durum, kanunilik ilkesine aykırı değildir; aksine, kanunilik ilkesinin bir gereğidir. Çünkü failin kapsamı, yine bir 'kanun' olan Ceza Muhakemesi Kanunu tarafından, özel bir durum için genişletilmektedir. Yani suç ve ceza, yine kanunla belirlenmiş olmaktadır. Bu, 'lex specialis derogat legi generali' (özel kanun genel kanunu ilga eder) prensibinin bir uygulamasıdır. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/Adli-Merciler-Tarafından-Bilgi-isteme-ve-Gorevi-kotuye-Kullanma)