Cebir suçunun (TCK m.108) manevi unsurunda 'özel kast' aranır mı? Failin, mağdura zarar verme kastı dışında, eylemini belirli bir amaca yöneltmiş olmasının önemi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #69005

Cebir suçu 'genel kast' ile işlenen bir suçtur, ancak bu kast belirli bir amaca yöneliktir. Bu anlamda 'amaçlı kast' veya 'saik' unsuru ön plana çıkar. Kanun, failin 'bir şeyi yapması veya yapmaması ya da kendisinin yapmasına müsaade etmesi için' zorlama bilinç ve iradesiyle hareket etmesini arar. Failin nihai amacının (örneğin malı elde etmek, bir beyanda bulunmasını sağlamak) gerçekleşip gerçekleşmemesi önemli değildir, ancak eylemin bu amaç doğrultusunda yapılmış olması şarttır. Bu amaç unsuru, cebir suçunu basit kasten yaralamadan ayırır. Eğer failin eylemi bu özel amaçlardan birini taşımıyorsa, sadece mağdura zarar verme kastıyla hareket etmişse, fiil cebir değil, kasten yaralama suçunu oluşturur. Bu nedenle failin saiki, suçun vasıflandırılmasında kritik bir rol oynar. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/cebir-sucu-cezasi-tck-108/)