Pasaport Kanunu m.22/1'deki idari takdire dayalı pasaport tahdidinin Anayasa'ya aykırı olduğunu düşünen bir kişi hakkında idari yargının verdiği iptal kararını idare uygulamazsa, bu durum hangi anayasal ve yasal hükümleri ihlal eder ve ilgili kamu görevlileri için ne gibi bir sorumluluk doğurur?
İdari yargı kararının idare tarafından uygulanmaması, öncelikle Anayasa'nın 138. maddesinin 4. fıkrasında yer alan 'Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez' hükmünü açıkça ihlal eder. Bu, 'hukuk devleti' ilkesinin (Anayasa m.2) temelden zedelenmesidir. Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28. maddesi de idarenin yargı kararlarını gecikmeksizin uygulamak zorunda olduğunu düzenler. Bu yükümlülüğe uymayan kamu görevlileri için hem disiplin sorumluluğu hem de TCK m.257'deki 'görevi kötüye kullanma' suçu kapsamında cezai sorumluluk doğar. Metin yazarı, bu tür durumlar için 'Yargı kararlarının uygulanmamasına veya uygulanmasından kaçınmaya teşebbüs suçu' adıyla özel ve ağır yaptırımlar içeren bir yasal düzenleme yapılmasını önermektedir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/pasaport-tahdidinde-“memleketten-ayrilmalarinda-mahzur-gorulenler”-kriterinin-anayasaya-aykırılıgı)