Viyana Diplomatik İlişkiler Sözleşmesi m.41 uyarınca diplomatların bulundukları ülkenin kanun ve nizamlarına riayet etme ve iç işlerine karışmama görevi, bu kişilerin sahip olduğu diplomatik ayrıcalık ve bağışıklıklarla nasıl bir denge içinde ele alınmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #68944

Viyana Sözleşmesi m.41, bir denge kurmaktadır. Bir yanda diplomatların ve misyonların yargı bağışıklığı, vergi muafiyeti gibi ayrıcalıkları ve dokunulmazlıkları vardır. Diğer yanda ise bu ayrıcalık ve bağışıklıklardan yararlanan her şahsın, kabul eden devletin kanun ve nizamlarına saygı gösterme ve en önemlisi o devletin iç işlerine karışmama görevi vardır. Metindeki 'ayrıcalıklarına ve bağımsızlıklarına halel gelmeksizin' ifadesi bu dengeyi vurgular. Diplomatlar, yargı bağışıklıkları olduğu için ev sahibi ülkenin kanunlarını ihlal ettiklerinde o ülke mahkemelerinde yargılanamazlar; ancak bu durum onlara kanunları ihlal etme veya iç işlere karışma hakkı vermez. Bu yükümlülüklerin ağır ihlali durumunda, kabul eden devletin elindeki en etkili yaptırım, Viyana Sözleşmesi m.9'a göre o diplomatı 'persona non grata' ilan etmektir. Yani, ayrıcalıklar görevlerin sorunsuz yürütülmesi için vardır, ancak görevler de ev sahibi devletin egemenliğine saygı çerçevesinde yürütülmelidir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/kavalada-istenmeyen-kisi-ilanı)