Danıştay İkinci Dairesi'nin 2017/6537 K. sayılı kararında, bir öğretmenin ders programının zorlaştırılması ve birbirine uzak okullarda görevlendirilmesi gibi eylemlerin mobbing olarak kabul edilmesinde hangi unsurlar belirleyici olmuştur? Mahkemenin, Anayasa'nın 17. maddesi ve AİHS'nin 3. maddesi ile kurduğu bağlantıyı açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #68901

Danıştay'ın bu kararında, söz konusu eylemlerin mobbing olarak nitelendirilmesinde belirleyici olan unsurlar şunlardır: 1) Sistematik Olma: Eylemlerin (ders programının zorlaştırılması, uzak okullarda görevlendirme vb.) bir defalık olmayıp, belirli bir süre sistematik biçimde devam etmesi. 2) Yıldırma Amacı: Eylemlerin, davacının çalışma şevkini kırmak, onu pasifize etmek ve yıldırmak amacı taşıması. 3) Sonuçları: Bu eylemler neticesinde davacının ruhsal ve psikolojik sağlığının bozulduğunun ve manevi zarara uğradığının somut delillerle (doktor raporu, ceza mahkemesi kararı) ortaya konulması. Danıştay, bu eylemleri Anayasa'nın 17. maddesindeki 'kişinin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkı' ve AİHS'nin 3. maddesindeki 'insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele yasağı' ile ilişkilendirmiştir. Karara göre, bir muamelenin bu yasakların kapsamına girebilmesi için asgari bir ağırlık eşiğini aşması gerekir ve somut olaydaki eylemlerin süresi, etkileri ve yoğunluğu bu eşiği aşarak kişilik haklarını ihlal etmiştir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/idare-hukukunda-mobbing/)