İdari bir işlem (örneğin geçici görevlendirme, naklen atama) yoluyla mobbinge maruz kaldığını iddia eden bir kamu görevlisi, bu işleme karşı hangi tür idari davayı açmalıdır? Bu davanın yanı sıra, uğradığı manevi zararın tazmini için hangi hukuki yola başvurmalıdır?
Kamu görevlisi, mobbing teşkil ettiğini düşündüğü geçici görevlendirme, naklen atama veya disiplin cezası gibi idari işlemlere karşı, bu işlemin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle idari yargıda 'iptal davası' açmalıdır. Bu dava ile işlemin ortadan kaldırılması amaçlanır. Ancak iptal davası, tek başına uğranılan zararı tazmin etmez. Kamu görevlisi, mobbing nedeniyle uğradığı manevi (ve varsa maddi) zararın tazmini için idareye karşı, idarenin 'hizmet kusuru'na dayanarak idari yargıda ayrıca bir 'tam yargı davası' açmalıdır. Bu iki dava birlikte açılabileceği gibi, önce iptal davası açılıp kararın kesinleşmesinden sonra tam yargı davası da açılabilir. Danıştay içtihatları, sistematik ve yıldırma amaçlı hukuka aykırı idari işlemlerin hizmet kusuru oluşturduğunu ve manevi tazminat gerektirdiğini kabul etmektedir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/idare-hukukunda-mobbing/)