Bir mahkemenin, baktığı davada uygulayacağı Pasaport Kanunu m.22/1 hükmünün Anayasa m.23/5'e açıkça aykırı olduğu kanaatine varması halinde, Anayasa m.152 (somut norm denetimi/itiraz yolu) ve Anayasa m.90/5 (uluslararası andlaşmaların önceliği) mekanizmalarını nasıl kullanabilir? Metin yazarının bu iki mekanizmanın uygulanabilirliğine ilişkin görüşünü analiz ediniz.
Bir mahkeme, Pasaport Kanunu m.22/1'in Anayasa'ya aykırı olduğu kanaatindeyse, Anayasa m.152 uyarınca 'itiraz yolu'na başvurarak hükmün iptali için Anayasa Mahkemesi'ne gidebilir. Bu, en doğru ve temel yoldur. Anayasa m.90/5 ise, temel hak ve hürriyetlere ilişkin usulüne göre yürürlüğe konulmuş uluslararası andlaşma hükümleri ile kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi halinde, andlaşma hükümlerinin esas alınacağını düzenler. Seyahat hürriyeti, AİHS Ek 4 No'lu Protokol m.2'de düzenlenmiştir ve Türkiye bu protokole taraftır. Ancak metin yazarına göre, bu mekanizma somut olayda etkili bir çözüm sunmayabilir. Çünkü Ek Protokol m.2, seyahat hürriyetinin sınırlanması için genel sebepler (ulusal güvenlik, kamu güvenliği vb.) saymakta, Anayasa m.23/5 gibi özel ve daha koruyucu olan 'hakim kararı' şartını içermemektedir. Dolayısıyla, Pasaport Kanunu m.22/1'in doğrudan Ek Protokol m.2'ye aykırı olduğunu söylemek zordur. Asıl çatışma, Kanun ile Anayasa arasındadır. Bu nedenle, Anayasa m.152 yoluyla AYM'ye başvurulması daha isabetli bir yöntemdir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/pasaport-tahdidinde-“memleketten-ayrilmalarinda-mahzur-gorulenler”-kriterinin-anayasaya-aykırılıgı)