TCK sisteminde 'ceza' ve 'güvenlik tedbiri' yaptırımları arasındaki en temel fark, 'kusur' ilkesi açısından nasıl ortaya çıkmaktadır? Akıl hastası bir fail örneği üzerinden açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #68870

Ceza Hukukunun temel ilkelerinden olan 'kusursuz ceza olmaz' ilkesi uyarınca, bir kişiye ceza verilebilmesi için o kişinin işlediği fiil nedeniyle kınanabilmesi, yani kusurlu olması şarttır. Ancak güvenlik tedbirleri için bu zorunluluk yoktur. Aralarındaki en temel fark budur. Örneğin, TCK m.32/1 uyarınca fiili işlediği sırada akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan kişiye ceza verilmez. Bu durumda failin kusuru yoktur. Fakat bu kişiye ceza verilemese de, toplum açısından tehlikelilik hali devam ettiği için TCK m.57 uyarınca 'akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirlerine' (yüksek güvenlikli sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınma) hükmedilebilir. Bu örnek, cezanın kusura, güvenlik tedbirinin ise tehlikelilik haline dayandığını net bir şekilde göstermektedir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/guvenlik-tedbirleri/)