Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin 2019/8944 K. sayılı kararında, avukatın bilgi talebini reddeden kamu bankası çalışanları hakkındaki takipsizlik kararının bozulması, özel banka çalışanlarının da TCK m.257'nin faili olabileceği anlamına mı gelir? Kararın asıl vurgusunu ve hukuki sonucunu metindeki analiz çerçevesinde açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #68866

Metindeki analize göre, hayır. Yargıtay 19. CD'nin bu kararı, özel banka çalışanlarının da görevi kötüye kullanma suçunun faili olabileceği şeklinde yorumlanmamalıdır. Karara konu olayda şüpheliler bir kamu bankası olan Ziraat Bankası'nın çalışanlarıdır ve kamu görevlisi sayılırlar. Yargıtay'ın kararı, esastan bir hüküm kurmaktan ziyade, usuli bir eksikliğe işaret etmektedir. Savcılığın, şikayetin hemen ertesi günü 'hukuki ihtilaf' gerekçesiyle ve hiçbir araştırma yapmadan (şüphelilerin ifadesini almama, ilgili belgeleri istememe) takipsizlik kararı vermesini 'etkin bir soruşturma yapılmadığı' gerekçesiyle bozmuştur. Karardaki 'Avukatlık Kanunu’nun ... özel veya kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ... uymaları gereken kuralları düzenlediği' ifadesi, kanunun bağlayıcılığını vurgulamak içindir, yoksa özel sektör çalışanını TCK m.257'nin faili yaptığı anlamına gelmez. Dolayısıyla karar, soruşturmanın eksik yapıldığına ilişkindir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/Adli-Merciler-Tarafından-Bilgi-isteme-ve-Gorevi-kotuye-Kullanma)