CMK m.332/2 hükmü, TCK m.257'de düzenlenen 'görevi kötüye kullanma' suçunun faili bakımından 'özgü suç' niteliğini nasıl etkilemektedir? Metnin yazarına göre, kamu görevlisi olmayan bir özel banka çalışanının, savcılığın yazılı bilgi talebine süresinde cevap vermemesi TCK m.257 kapsamında cezalandırılabilir mi? Gerekçesiyle açıklayınız.
TCK m.257'de düzenlenen 'görevi kötüye kullanma' suçu, faili yalnızca kamu görevlisi olabilen bir 'özgü suç'tur. Ancak metnin yazarına göre, CMK m.332/2 hükmü, bu kurala bir istisna getiren özel bir düzenlemedir. CMK m.332/1, adli mercilerin yazılı bilgi talebine 10 gün içinde cevap verme zorunluluğunu herkese (kamu görevlisi olsun veya olmasın) yükler. CMK m.332/2 ise bu zorunluluğa aykırı hareket etmenin TCK m.257'ye aykırılık oluşturacağını belirtir ve bu fıkrada fiili işleyen kişinin 'kamu görevlisi' olması gerektiğine dair bir şart koşmaz. Bu nedenle yazar, CMK m.332/2'nin özel bir norm olarak, TCK m.257'nin fail unsurunu genişlettiğini ve bu spesifik durumda kamu görevlisi olmayan bir özel banka çalışanının dahi, savcılık talebini yerine getirmemesi halinde TCK m.257'den sorumlu tutulabileceğini savunmaktadır. Bu yorum, CMK m.332'nin TCK m.257'ye göre özel kanun niteliğinde olduğu ve 'özel kanun genel kanunu ilga eder' (lex specialis derogat legi generali) ilkesine dayanmaktadır. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/Adli-Merciler-Tarafından-Bilgi-isteme-ve-Gorevi-kotuye-Kullanma)