Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 2017/3358 K. sayılı kararında, sanık hakkında daha önce verilmiş olan tedavi ve denetimli serbestlik kararının sanığa tebliğine ilişkin tebligat parçasının dosyada bulunmamasının bir bozma nedeni sayılmasının hukuki gerekçesi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #68421

Bu durumun bir bozma nedeni sayılmasının hukuki gerekçesi, sanığın haklarının usulüne uygun olarak kendisine bildirilip bildirilmediğinin ve kararın kesinleşme sürecinin hukuka uygun tamamlanıp tamamlanmadığının denetlenememesidir. Bir mahkeme kararının, özellikle de kişinin hak ve yükümlülüklerini etkileyen (tedaviye uyma, denetim süresince suç işlememe gibi) bir kararın hukuki sonuç doğurabilmesi için, ilgili kişiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi gerekir. Tebligat, kişinin karardan haberdar olmasını, itiraz hakkı varsa bu hakkını kullanmasını ve kararın ne zaman kesinleştiğinin belirlenmesini sağlar. Dosyada tebligat parçasının bulunmaması, şu belirsizlikleri yaratır: - Sanık karardan haberdar oldu mu? - Karar usulüne uygun tebliğ edildi mi? - Sanığın itiraz hakkı var mıydı ve bu hakkı kullanabildi mi? - Karar gerçekten hukuka uygun bir şekilde kesinleşti mi? Mahkeme, bu temel soruların cevabını dosyadan göremeden, bu kesinleşmiş karara dayanarak yeni bir hüküm (örneğin, ihlal nedeniyle cezanın açıklanması) kuramaz. Yargıtay da, temel bir usuli işlemin (tebligatın) yapılıp yapılmadığını denetleyemeyeceği için, bu eksikliği adil yargılanma hakkının bir unsuru olan 'bilgilendirilme hakkı'nın ihlali ve önemli bir usul hatası olarak görerek kararı bozmuştur. (İlgili metin: cmk-madde-169-sorusturma-evresinde-yapilan-islemlerin-tutanaga-baglanmasi)