Yargıtay, muris muvazaası davalarında, miras bırakanın mallarını sağlığında mirasçıları arasında paylaştırmasını, hangi koşulun varlığı halinde geçerli bir 'denkleştirme' olarak değil, 'mal kaçırma amacı'nın bir göstergesi olarak kabul eder?
Yargıtay, bu durumu 'paylaştırmada makul ve hoşgörü sınırlarını aşan bir dengesizlik bulunması' halinde, 'mal kaçırma amacı'nın bir göstergesi olarak kabul eder. Her ne kadar miras bırakan tüm mirasçılarını paylaştırmaya dahil etmiş olsa da, eğer bu paylaştırma sonucunda bir veya birkaç mirasçıya çok değerli mallar verilirken, diğerlerine sembolik veya çok cüzi değerde mallar bırakılmışsa, bu durum 'denkleştirme' olarak nitelendirilemez. Yargıtay'a göre, paylaştırmada tam bir matematiksel eşitlik aranmasa da, mirasçıların payları arasında aşırı ve hakkaniyete aykırı bir oransızlık olmamalıdır. Böyle bir dengesizlik, miras bırakanın amacının adil bir paylaştırma yapmak değil, görünüşte tüm mirasçıları dahil ederek muvazaa iddiasını bertaraf etmeye çalışırken, esasen malvarlığının önemli bir kısmını tercih ettiği mirasçılara aktarmak, yani diğerlerinden mal kaçırmak olduğunu gösterir. Bu durumda, 'paylaştırma değil, mirasçıdan mal kaçırma amacı üstün tutulmuş sayılacağından, aldatmak unsuru teşekkül edecektir'. (İlgili metin: muvazaa-mirastan-mal-kacirma-davasi)