Metindeki eleştiriler doğrultusunda, Türkçe bilmeyen bir sanığa veya mağdura atanan tercümanın, sadece tarafların söylediklerini değil, aynı zamanda 'duruşma salonunda olup bitenleri' de tercüme etmesi neden adil yargılanma hakkı için önemlidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #68408

Tercümanın sadece sanığın veya mağdurun söylediklerini değil, aynı zamanda 'duruşma salonunda olup bitenleri' de tercüme etmesi, adil yargılanma hakkının temel unsurları olan 'çelişmeli yargılama' ve 'silahların eşitliği' ilkelerinin tam olarak hayata geçirilmesi için zorunludur. Duruşma, sadece sanığın veya tanığın beyanından ibaret değildir. Duruşma salonunda; - Hakim veya savcı, tanıklara veya bilirkişilere sorular yöneltir. - Diğer sanıklar veya vekilleri beyanda bulunur. - Deliller okunur, belgeler incelenir ve bunlar hakkında yorumlar yapılır. - Hakim, duruşmanın gidişatına ilişkin ara kararlar kurar veya taraflara talimatlar verir. Türkçe bilmeyen bir sanık veya mağdur, bu diyalogların ve işlemlerin dışında kalırsa, yargılamanın seyrini anlayamaz. Aleyhine gelişen bir durumu anlık olarak fark edip itiraz edemez, tanığın çelişkili bir beyanını yakalayamaz veya kendi lehine olabilecek bir tartışmaya katılamaz. Bu durum, onu yargılamanın aktif bir süjesi olmaktan çıkarıp, ne olup bittiğini anlamayan pasif bir nesne konumuna indirger. Bu nedenle, metindeki eleştiriler doğrultusunda, adil bir yargılama için tercümanın, sanığa veya mağdura, duruşma salonundaki tüm konuşmaları ve işlemleri, mümkünse eş zamanlı olarak aktararak, onların yargılamaya tam ve etkin bir şekilde katılmalarını sağlaması gerektiği savunulmaktadır. (İlgili metin: ceza-yargilamasinda-tercuman-hakki-ve-uygulanmasi)