Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2011/1210 K. sayılı kararında, sanığın akli durumuna ilişkin Asker Hastanesi'nden alınan raporun varlığına rağmen, mahkemenin TCK m.32 kapsamında ek bir araştırma yapmadan hüküm kurması neden eksik inceleme olarak kabul edilmiştir?
Bu durumun eksik inceleme olarak kabul edilmesinin nedeni, Asker Hastanesi'nden alınan raporun, TCK m.32'nin aradığı spesifik hukuki sorulara tam olarak cevap vermemesi veya ceza sorumluluğunu değerlendirme konusunda nihai uzmanlık mercii olan Adli Tıp Kurumu'ndan alınmamış olmasıdır. TCK m.32, bir kişinin ceza sorumluluğunun ortadan kalkması veya azalması için, akıl hastalığı nedeniyle 'işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamaması' veya 'bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış veya ortadan kalkmış olması'nı arar. Mahkemenin görevi, sanıkta bir akıl hastalığı olup olmadığını değil, var olan akıl hastalığının bu yetenekleri etkileyip etkilemediğini, ceza hukuku açısından uzmanlaşmış bir kurumdan alınacak raporla tespit etmektir. Yargıtay'ın bu tür kararlardaki istikrarlı uygulamasına göre, sanığın akli durumu hakkında en ufak bir şüphe varsa, mahkemenin dosyayı Adli Tıp Kurumu'nun ilgili İhtisas Kurulu'na (genellikle 4. İhtisas Kurulu) göndererek, TCK m.32'deki unsurları sorgulayan ve bu sorulara net cevaplar içeren bir rapor alması zorunludur. Asker Hastanesi raporu bu nitelikte olmayabilir veya çelişkili olabilir. Mahkemenin, bu nihai ve en yetkili kurumdan rapor almadan, eksik bir rapora dayanarak hüküm kurması, savunma hakkını kısıtlayan ve maddi gerçeğe ulaşmayı engelleyen bir 'eksik inceleme' ve bozma nedenidir. (İlgili metin: cmk-madde-169-sorusturma-evresinde-yapilan-islemlerin-tutanaga-baglanmasi)