CMK m.202/4 uyarınca, sanığın 'kendisini daha iyi ifade edebileceğini beyan ettiği başka bir dilde' sözlü savunma yapma hakkı, hangi yargılama aşamalarıyla sınırlıdır ve bu hakkın kötüye kullanılmasını önlemek için kanunda hangi mekanizma öngörülmüştür?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #68386

Sanığın bu özel savunma hakkı, yargılamanın her aşamasında değil, sadece iki spesifik aşama ile sınırlıdır: 1) İddianamenin Anlatılması Üzerine Yapılacak Sözlü Savunma: Duruşmanın başlangıcında, iddianame okunduktan sonra sanığın yapacağı ilk savunma. 2) Esas Hakkındaki Mütalaanın Verilmesi Üzerine Yapılacak Sözlü Savunma: Yargılamanın sonunda, Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasını bildirmesinden sonra sanığın yapacağı son savunma (esas hakkında savunma). Bu hakkın, yargılamanın seyrini yavaşlatmak veya süreci tıkamak amacıyla kullanılmasını önlemek için, kanunda açık bir mekanizma öngörülmüştür. CMK m.202/4'ün son cümlesine göre, 'Ancak bu imkan, yargılamanın sürüncemede bırakılması amacına yönelik olarak kötüye kullanılamaz.' Bu hüküm, mahkemeye, sanığın talebinin samimi olarak kendisini daha iyi ifade etme amacından ziyade, davayı uzatma amacı taşıdığına kanaat getirmesi halinde, bu talebi reddetme takdir yetkisi vermektedir. (İlgili metin: ceza-yargilamasinda-tercuman-hakki-ve-uygulanmasi, İlgili Kanun Maddesi: CMK m.202/4)