Anayasa Mahkemesi'nin 2018/137 E. sayılı kararında, açık alanlardaki toplantı ve gösteri yürüyüşleri için gece vaktinin başlamasıyla (güneşin batışından bir saat sonra) sona ermesini öngören kural, neden ölçüsüz bir sınırlama olarak kabul edilerek iptal edilmiştir?
Anayasa Mahkemesi, bu kuralı 'toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı'na (Anayasa m.34) yönelik ölçüsüz bir sınırlama olduğu gerekçesiyle iptal etmiştir. İptalin temel nedeni, kuralın 'kategorik ve mutlak' bir yasak getirmesidir. AYM'ye göre: 1) Bireyselleştirme ve Değerlendirme İmkanının Olmaması: Kural, toplantının niteliğine, barışçıl olup olmadığına, başkalarının huzur ve istirahatini aşırı ve katlanılmaz derecede bozup bozmadığına veya kamu düzeni için bir tehlike oluşturup oluşturmadığına bakılmaksızın, tüm açık alan toplantılarını gece vaktinin başlamasıyla sona erdirmektedir. Bu, her somut olayın kendi koşullarına göre değerlendirilmesi imkanını ortadan kaldıran toptancı bir yaklaşımdır. 2) Çatışan Haklar Arasında Denge Kurulmaması: Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı ile kamu düzeninin korunması veya başkalarının hakları arasında makul bir denge kurulmalıdır. Ancak bu kural, herhangi bir olumsuzluk olmasa dahi, sırf saatin ilerlemesi nedeniyle hakkın kullanımını tamamen sona erdirerek, bu dengeyi hakkı kullanmak isteyenler aleyhine orantısız bir şekilde bozmaktadır. AYM, 'başkalarının huzur ve istirahatini aşırı ve katlanılmaz derecede zorlaştırmayan, kamu düzeninin bozulmasına neden olmayan' barışçıl toplantıların, objektif ölçütler belirlenerek gece vaktinin başlamasından sonra da devam etmesine imkan tanınması gerektiğini, mutlak bir yasağın ise demokratik bir toplumda gerekli ve ölçülü olmadığını belirterek kuralı iptal etmiştir. (İlgili metin: anayasa-mahkemesinin-ohal-sonrasi-tedbirlere-iliskin-karari)