Tacir olan kiracının, kira sözleşmesi yaparken uyması gereken 'basiretli davranma yükümlülüğü' ilkesi, YHGK'nın 2019/3 E. sayılı kararına göre, kiraya verenin ayıptan sorumluluğunu tamamen ortadan kaldırır mı, yoksa sınırlar mı?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #68383

Bu yükümlülük, kiraya verenin ayıptan sorumluluğunu tamamen ortadan kaldırmaz, ancak özellikle kiracının kendi ticari faaliyet alanıyla ilgili ve öngörebileceği hukuki ayıplar açısından önemli ölçüde sınırlar. YHGK'nın kararındaki mantığa göre, kiraya verenin, kiralananı sözleşmede kararlaştırılan amaca uygun ve ayıpsız teslim etme borcu devam eder. Örneğin, kiralananın çatısı akıyorsa veya tesisatı bozuksa, bu tür 'maddi ayıplardan' kiraya veren her durumda sorumludur; kiracının tacir olması bu sorumluluğu etkilemez. Ancak, karara konu olaydaki gibi, ayıp kiralananın fiziki yapısından değil de, kiracının kendi özel ticari faaliyeti için gerekli olan bir 'hukuki' şartın (örneğin, imalathane ruhsatı) sağlanamamasından kaynaklanıyorsa, durum değişir. Tacir kiracının, kendi işiyle ilgili bu hukuki koşulları önceden araştırması basiretli davranma yükümlülüğünün bir gereğidir. Bu araştırmayı yapmayarak ortaya çıkan bir sorunu, kiraya verenin 'ayıp sorumluluğu' olarak nitelendiremez. Dolayısıyla, basiretli davranma yükümlülüğü, ayıbın niteliğine göre kiraya verenin sorumluluğunu sınırlar; özellikle tacirin kendi uzmanlık ve risk alanına giren konularda bu sorumluluğu büyük ölçüde daraltır. (İlgili metin: kiracinin-tacir-olmasi)