Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2017/6609 E. sayılı kararında, yabancı mahkemece verilen vesayet kararının tanınması talebinin reddedilmesinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesi açısından ne gibi bir sakınca doğurabileceği belirtilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #68382

Yargıtay'ın ilgili kararında, yabancı mahkemece usulüne uygun verilen bir vesayet kararının Türkiye'de tanınmasının reddedilmesinin, AİHS m. 6'da güvence altına alınan 'adil yargılanma hakkı' ve bu hakkın bir unsuru olan 'mahkemeye erişim hakkı' açısından sakıncalar doğurabileceği belirtilmiştir. Karardaki mantığa göre, sakıncalar şunlardır: 1) Hak Arama Sürecinin Zorlaştırılması: Yabancı bir ülkede yaşayan ve orada kısıtlanması gereken bir kişinin (örneğin, ağır hastalık nedeniyle hareket edemeyen), kısıtlılık kararının tanınmaması halinde, bu kişinin Türkiye'ye getirilerek Türk mahkemelerinde yeniden dava açmaya zorlanması, hak arama sürecini fiilen imkansız veya aşırı külfetli hale getirebilir. Bu, kişinin mahkemeye erişim hakkını ciddi şekilde engeller. 2) Hukuki Dinlenilme Hakkının İhlali: Kısıtlanacak kişinin, durumunu ve talebini en iyi şekilde anlatabileceği ve delillerin en kolay toplanabileceği yer, genellikle yaşadığı ve bulunduğu ülkedir. Onu, bu imkanlardan mahrum bırakarak başka bir ülkede yargılanmaya zorlamak, hukuki dinlenilme hakkını zedeler. Yargıtay, AİHS'nin kişilerin yararını her şeyin üstünde tuttuğunu, yabancı mahkeme kararının tanınmasının hem kişinin bulunduğu ülkedeki hem de Türkiye'deki menfaatlerini koruyacağını, aksine bir uygulamanın ise Türkiye'nin AİHM'de mahkumiyeti sonucunu doğurabileceğini vurgulayarak, tanıma talebinin reddedilmesinin adil yargılanma hakkı açısından sakıncalarına dikkat çekmiştir. (İlgili metin: hmk-madde-383-gorevli-mahkeme)