Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2018/6455 K. sayılı kararında, sanığın yokluğunda hüküm kurulması suretiyle CMK m. 196'ya aykırı olarak savunma hakkının kısıtlandığı belirtilmiştir. CMK m. 196'nın temel kuralını ve sanığın duruşmadan bağışık tutulabilmesinin koşullarını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #68381

CMK m. 196'nın temel kuralı, kanunun ayrık tuttuğu haller dışında, sanık hazır bulunmaksızın duruşma yapılamayacağıdır. Sanığın, mahkeme huzurunda bulunması, sorgusunun yapılması ve delillerin tartışılmasına katılması, savunma hakkının ve adil yargılanmanın temel bir gereğidir. Sanığın duruşmadan bağışık tutulabilmesinin (yokluğunda duruşma yapılabilmesinin) temel koşulları şunlardır: 1) Sanığın Talebi veya Rızası: Sanığın duruşmadan bağışık tutulmayı kendisinin talep etmesi veya bu yöndeki bir karara rıza göstermesi gerekir. Mahkeme, sanığın iradesi hilafına onu duruşmadan bağışık tutamaz. 2) Mahkeme Kararı: Sanığın talebi üzerine, mahkemenin bu konuda bir karar vermesi gerekir. Mahkeme, talebi kabul veya reddedebilir. 3) Sorgunun Yapılmış Olması: Sanığın duruşmadan bağışık tutulabilmesi için, kural olarak daha önceki celselerden birinde sorgusunun yapılmış olması gerekir. Yargıtay'ın ilgili kararında, başka bir cezaevinde hükümlü olan sanığa, duruşmadan bağışık tutulmak isteyip istemediği sorulmadan ve bu konuda bir karar alınmadan, ayrıca SEGBİS ile dahi duruşmaya katılımı sağlanmadan yokluğunda mahkumiyet hükmü kurulması, CMK m. 196'ya aykırı bulunmuş ve savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle mutlak bir bozma nedeni sayılmıştır. (İlgili metin: cmk-madde-169-sorusturma-evresinde-yapilan-islemlerin-tutanaga-baglanmasi, İlgili Kanun Maddesi: CMK m. 196)