506 sayılı Kanun'un mülga Ek 39. maddesi, itibari hizmet sürelerinin yaş haddinden indirilmesini düzenlerken, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2024/151 E. sayılı kararında bu madde, 5434 sayılı Kanun'dan gelen 'fiili hizmet zammı' için nasıl uygulanmıştır? Bu durum, Yargıtay'ın hangi yorum yöntemini kullandığını gösterir?
506 sayılı Kanun'un mülga Ek 39. maddesi, lafzı itibarıyla sadece bu kanunun Ek 5 ve Ek 6. maddeleri gereğince kazanılan 'itibari hizmet sürelerinin' yaş haddinden indirilmesini düzenlemektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ilgili kararında, 5434 sayılı Kanun'dan gelen 'fiili hizmet zammı'nın da bu madde kapsamında yaş haddinden indirilebileceği kabul edilmiştir. Yargıtay, bu sonuca ulaşırken lafzi (sözel) yorumun dışına çıkarak 'amaçsal (gai) yorum' yöntemini kullanmıştır. Yargıtay, her ne kadar iki kanundaki sürelerin (fiili hizmet zammı ve itibari hizmet süresi) hukuki niteliklerinin farklı olduğunu kabul etse de, her iki düzenlemenin de temel amacının, ağır ve yıpratıcı işlerde çalışan sigortalılara, daha erken yaşta emekli olabilmeleri için bir avantaj sağlamak olduğunu tespit etmiştir. Bu ortak amaçtan hareketle, 506 sayılı Kanun'daki sigortalılara tanınan yaş haddi indirimi hakkının, hizmet birleştirmesiyle bu kanun hükümlerine tabi olan ve benzer şekilde yıpratıcı bir görev yapmış (subay/pilot) 5434 sayılı Kanun sigortalısına da tanınması gerektiği sonucuna varmıştır. Bu, kanunun ruhuna ve adalet ilkesine uygun bir yorum olarak ortaya çıkmaktadır. (İlgili metin: fiili-hizmet-suresi-zammi)