Bir kişinin, işlediği bir suçtan kurtulmak amacıyla polise, ölmüş olan babasına ait kimlik bilgilerini vermesi, TCK m.268 (Başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması) suçunu oluşturur mu? Bu durumun, kimliği kullanılan kişinin yaşayan bir kişi olmasından farkını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #68363

Hayır, bu eylem TCK m.268'deki suçu oluşturmaz. TCK m.268'in, iftira suçunun özel bir şekli olması nedeniyle, suçun mağdurunun 'gerçek ve yaşayan' bir kişi olması gerekir. İftira suçu, yaşayan bir kişinin hukuki menfaatlerini (lekelenmeme hakkı, özgürlüğü vb.) korur. Ölmüş bir kişinin ise ceza hukuku anlamında bir suçun mağduru olması veya hakkında bir soruşturma/kovuşturma yürütülmesi mümkün değildir. Fail, ölmüş bir kişinin kimlik bilgilerini verdiğinde, adli makamları yanıltmış olsa da, yaşayan masum bir kişiye haksız bir suç isnadında bulunmamış olur. Bu durumda, iftiranın temel unsuru olan 'mağdur' eksiktir. Bu eylemin, kimliği kullanılan kişinin yaşayan bir kişi olmasından farkı da budur. Eğer kimliği kullanılan kişi yaşıyor olsaydı, failin eylemi o masum kişi hakkında haksız bir soruşturma başlatılmasına neden olabileceği için TCK m.268 suçu oluşurdu. Ancak ölmüş bir kişi için bu mümkün olmadığından, failin eylemi, niteliğine göre, yalan beyanla bir resmi belgenin (ifade tutanağı vb.) düzenlenmesine neden olduğu için TCK m.206'daki 'resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan' suçu kapsamında değerlendirilir. (İlgili metin: baskasina-ait-kimlik-bilgilerinin-kullanilmasi-sucu, İlgili Karar: YCGK-K.2014/153)