CMK m.234/1-b-6 uyarınca, mağdur ve şikayetçinin davayı sonuçlandıran kararlara karşı kanun yollarına başvurabilmesi için aranan özel koşul nedir? Bu koşulu taşımayan bir mağdurun, kovuşturma evresinde hangi hakları kullanmaya devam edebileceğini belirtiniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #68361

CMK m.234/1-b-6'ya göre, mağdur ve şikayetçinin, davayı sonuçlandıran hüküm veya kararlara karşı istinaf, temyiz gibi kanun yollarına başvurabilmesi için aranan özel koşul, 'davaya katılmış olma' koşuludur. Yani, mağdur veya şikayetçinin, kanun yoluna başvurabilmesi için öncelikle mahkemeden katılma talebinde bulunmuş ve mahkemece 'katılan' sıfatının kendisine verilmiş olması gerekir. 'Katılan' sıfatını almamış bir mağdur veya şikayetçi, hükmü tek başına kanun yoluna götüremez. Ancak bu özel koşulu taşımayan, yani davaya katılmamış bir mağdur veya şikayetçi, kovuşturma evresinde CMK m.234'te sayılan diğer hakları kullanmaya devam edebilir. Çünkü diğer bentlerde 'davaya katılmış olma' gibi bir koşul aranmamaktadır. Bu haklar şunlardır: - Duruşmadan haberdar edilme (m.234/1-b-1). - Kamu davasına katılma (m.234/1-b-2). - Tutanak ve belgelerden örnek isteme (m.234/1-b-3). - Tanıkların davetini isteme (m.234/1-b-4). - Belirli suçlarda (cinsel saldırı vb.) vekili yoksa, barodan vekil görevlendirilmesini isteme (m.234/1-b-5). Dolayısıyla, katılma koşulu sadece kanun yoluna başvuru hakkı için getirilmiş bir sınırlamadır. (İlgili metin: tuzel-kisilerin-suctan-zarar-goren-sifati-ile-kamu-davasina-katilabilmesi)