Metindeki eleştiriler doğrultusunda, CMK m.202/1'de geçen 'duruşmadaki iddia ve savunmaya ilişkin esaslı noktalar tercüme edilir' ifadesinin dar yorumlanması, 'silahların eşitliği' ve 'çelişmeli yargılama' ilkelerini nasıl ihlal eder?
Bu ifadenin dar yorumlanması, yani sadece sanığın sorgusu veya son savunması gibi belirli anlarda tercüman sağlanması, bu iki temel ilkeyi şu şekillerde ihlal eder: 1) Silahların Eşitliği İlkesinin İhlali: Bu ilke, savunma ve iddia makamlarının usuli haklar ve imkanlar açısından denk bir konumda olmasını gerektirir. İddia makamı (savcı ve katılan vekili), duruşmadaki tüm tanık beyanlarını, bilirkişi açıklamalarını ve diğer delilleri anlık olarak takip edip bunlara göre stratejisini belirleyebilir. Eğer sanık, bu gelişmelerin sadece 'esaslı' olduğu düşünülen kısımlarından haberdar edilirse, iddia makamının sahip olduğu bilgiye ve tepki verme imkanına sahip olamaz. Bu durum, sanığı iddia makamı karşısında açıkça dezavantajlı ve zayıf bir konuma düşürür. 2) Çelişmeli Yargılama İlkesinin İhlali: Bu ilke, tarafların, karşı tarafın sunduğu delillerden ve iddialardan haberdar edilerek bunlara karşı beyanda bulunma ve tartışmaya katılma hakkını ifade eder. Eğer sanık, bir tanığın aleyhine verdiği ifadenin tamamını veya bir bilirkişinin teknik açıklamasını anlamazsa, o delilin güvenirliğini sorgulayamaz, tanığa soru yöneltemez veya beyanlardaki çelişkileri ortaya koyamaz. Sanığın duruşmadaki varlığı, pasif bir izleyiciliğe indirgenir ve yargılamanın diyalektik yapısı ortadan kalkar. Dolayısıyla, 'esaslı noktalar' ifadesinin dar yorumu, sanığın yargılamaya etkin katılımını engelleyerek adil yargılanma hakkının bu iki temel unsurunu da işlevsiz kılar. (İlgili metin: ceza-yargilamasinda-tercuman-hakki-ve-uygulanmasi)