Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2019/3 E. sayılı kararında, kiralananın tahliyesi sonrası kiraya verenin talep ettiği 'hor kullanma tazminatı' ile 'yoksun kalınan kira parası' talepleri arasındaki hukuki farkı açıklayınız. Bu iki talebin dayandığı yasal zeminler nelerdir?
Bu iki talep, farklı hukuki nedenlere dayanan ve farklı zararları karşılamayı amaçlayan iki ayrı tazminat türüdür: 1) Yoksun Kalınan Kira Parası Talebi: Bu talep, kiracının kira sözleşmesini süresinden önce 'haksız olarak feshetmesi' nedeniyle doğar. Kiraya veren, kiracının sözleşmeye aykırı bu davranışı yüzünden, taşınmazı yeniden kiraya verene kadar geçen makul sürede elde etmekten mahrum kaldığı 'kira geliri' zararının tazminini ister. Bu talebin hukuki zemini, sözleşmeye aykırılıktan (akit dışı sorumluluk) kaynaklanan zararın tazminidir (BK genel hükümleri). Bu, bir 'müspet zarar' talebidir. 2) Hor Kullanma Tazminatı Talebi: Bu talep ise, kiracının, kira süresi boyunca kiralananı 'özenle kullanma borcuna' (TBK m. 316) aykırı davranarak, kiralananın fiziki yapısına zarar vermesinden kaynaklanır. Kiraya veren, taşınmazda meydana gelen ve olağan eskimeden kaynaklanmayan hasarların (kırık, çizik, bozulma vb.) onarım bedelini talep eder. Bu talebin hukuki zemini, kiracının sözleşmesel özen borcuna aykırılığı ve bunun sonucunda doğan 'maddi zararın' tazminidir (TBK m. 334). Özetle, biri sözleşmenin haksız feshinden doğan 'gelir kaybını', diğeri ise sözleşmenin ifası sırasındaki 'kötü kullanımdan' doğan 'malvarlığı zararını' karşılamayı amaçlar. (İlgili metin: kiracinin-tacir-olmasi)