Muris muvazaası davasında, miras bırakanın taşınmazını devrettiği mirasçının, miras bırakanın bakımını yapmış olması savunması karşısında, mahkeme hangi olguları göz önünde tutarak devrin makul bir nedene dayanıp dayanmadığını değerlendirir? (Yargıtay 1.HD 2015/10454 kararını esas alınız.)
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2015/10454 sayılı kararında da belirtildiği gibi, mahkeme bu savunmayı değerlendirirken devrin makul bir nedene dayanıp dayanmadığını tespit etmek için bir dizi olguyu bütüncül olarak göz önünde tutmalıdır. Bu olgular şunlardır: 1) Murisin Yaşı, Fiziki ve Genel Sağlık Durumu: Miras bırakanın devir tarihinde yaşlı, hasta ve gerçekten bakıma muhtaç bir durumda olup olmadığı, işlemin makuliyetini değerlendirmede önemli bir kriterdir. 2) Aile Koşulları ve İlişkileri: Miras bırakanın diğer mirasçılarıyla olan ilişkisi, onların miras bırakana ilgi gösterip göstermediği, davalı mirasçının ise miras bırakanla birlikte yaşayıp yaşamadığı gibi hususlar, devrin ardındaki motivasyonu anlamada yardımcı olur. 3) Malvarlığının Miktarı ve Devredilen Malın Oranı: Devredilen malın, miras bırakanın tüm malvarlığına (mamelekine) oranı önemlidir. Eğer miras bırakan, tüm malvarlığını veya çok büyük bir kısmını tek bir mirasçıya devretmişse, bu durum bakım karşılığı bir devirden çok mal kaçırma amacına işaret edebilir. Devrin, 'makul karşılanabilecek bir sınırda kalıp kalmadığı' değerlendirilir. Bu unsurlar bir arada değerlendirilerek, devrin gerçekten bir minnet duygusu ve bakım karşılığı mı, yoksa diğer mirasçılardan mal kaçırma amacıyla yapılmış muvazaalı bir işlem mi olduğu tespit edilir. (İlgili metin: muvazaa-mirastan-mal-kacirma-davasi)