Kamu davasına katılma hakkı olanlar arasında CMK m.237'de sayılan 'mağdur' ve 'suçtan zarar gören' kavramlarının Kanun'da tanımlanmamış olmasının, uygulamada ne gibi sorunlara yol açtığı metinde nasıl ifade edilmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #68337

Metinde, 'mağdur' ve 'suçtan zarar gören' gibi temel kavramların CMK'da tanımlanmamış olmasının uygulamada ciddi sorunlara yol açtığı belirtilmektedir. Bu sorunlar şunlardır: 1) Kavram Karmaşası ve Belirsizlik: Tanımların olmaması, bu sıfatların (mağdur, suçtan zarar gören, şikayetçi, katılan) kapsamının ne olduğu konusunda bir belirsizlik yaratmaktadır. Bu belirsizlik, hukuk uygulayıcıları (hakim, savcı, avukat) arasında farklı yorumlara ve yeknesak olmayan uygulamalara neden olmaktadır. 2) Hak Kayıpları: Kişilerin bu sıfatları taşıyıp taşımadığının net bir şekilde belirlenememesi, onların ceza yargılaması sürecindeki hak ve yetkilerini (CMK m.234'teki haklar gibi) tam olarak kullanmalarını engelleyebilir. Örneğin, bir tüzel kişinin 'doğrudan zarar görmediği' gerekçesiyle katılma talebinin reddedilmesi, onun kanun yoluna başvurma gibi haklarını kaybetmesine neden olabilir. 3) Hak Arama Hürriyetinin Zedelenmesi: Belirsizlik ve yeknesak olmayan uygulama, kişilerin haklarını arama sürecinde öngörülemezlikle karşılaşmalarına ve sonuçta hak arama hürriyetlerinin zedelenmesine yol açar. Metin, bu eksikliğin giderilmesi için ilgili kavramların tümünün tanımına CMK m.2'de yer verilmesi gerektiğini savunmaktadır. (İlgili metin: tuzel-kisilerin-suctan-zarar-goren-sifati-ile-kamu-davasina-katilabilmesi)