Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2019/3 E., 2022/398 K. sayılı kararında, tacir olan kiracının, kiralanan yerin ruhsat durumunu araştırmamasının 'basiretli davranma yükümlülüğüne' aykırılığı nasıl değerlendirilmiştir? Bu durumun, kiraya verenin ayıptan sorumluluğuna etkisini açıklayınız.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, tacir kiracının bu davranışını 'basiretli davranma yükümlülüğünün' (6102 s. TTK m. 18/2) açık bir ihlali olarak değerlendirmiştir. Karara göre tacir, sıradan bir kiracıdan farklı olarak, yürüteceği ticari faaliyetin gerektirdiği hukuki ve fiili koşulları bilmek veya en azından araştırmakla yükümlüdür. Kiralanan bir yerin, yapılması planlanan ticari faaliyete (örneğin imalathane) uygun olup olmadığını, imar durumu ve ruhsat alabilme potansiyelini sözleşme yapmadan önce araştırması, bu basiretli davranış yükümlülüğünün bir parçasıdır. Bu durum, kiraya verenin ayıptan sorumluluğunu sınırlar. Kiralanan, sözleşmede belirtilen amaca (depo) uygunsa, kiraya veren ayıpsız teslim borcunu yerine getirmiş sayılır. Kiracının, kendi öngörüsüzlüğü ve araştırmama ihmali nedeniyle, sözleşme dışı bir amaç (imalathane) için ruhsat alamamasını, kiraya verene 'hukuki ayıp' olarak yüklemesi kabul edilemez. Bu durumda ayıp, kiralananın kendisinden değil, kiracının basiretsizliğinden ve sözleşme dışı amacından kaynaklanmaktadır. Dolayısıyla, kiraya verenin bu durumdan kaynaklanan bir sorumluluğu doğmaz. (İlgili metin: kiracinin-tacir-olmasi)