Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E. 2024/151, K. 2024/359 sayılı kararında, 5434 sayılı Kanun'a tabi olarak kazanılan 'fiili hizmet zammı'nın, 506 sayılı Kanun'a göre emeklilik koşulları belirlenirken sigortalılık başlangıç tarihini neden geriye çekmediğini, 'itibari hizmet' kavramıyla karşılaştırarak açıklayınız.
YHGK, kararında 5434 sayılı Kanun'daki 'fiili hizmet müddeti zammı' ile 506 sayılı Kanun'daki 'itibari hizmet süresi' kavramlarının farklı hukuki niteliklere sahip olduğunu vurgulamıştır. Zammın başlangıç tarihini geri çekmemesinin gerekçeleri şunlardır: 1) Kavramsal ve Amaçsal Fark: 'Fiili hizmet zammı' (5434 s.K.), mevcut fiili hizmet süresine eklenen ve onu artıran bir zamdır. Amacı, yıpratıcı işlerde çalışanların hizmet süresini fiilen uzatmaktır. 'İtibari hizmet süresi' (506 s.K.) ise, Yargıtay İBK kararına göre, sadece 'sigortalılık süresine' eklenir, prim gün sayısını etkilemez. 2) Yasal Dayanağın Olmaması: 5434 sayılı Kanun'da veya hizmet birleştirmesine ilişkin kanunlarda, fiili hizmet zammının sigortalılık başlangıç tarihini geriye çekeceğine dair açık bir hüküm yoktur. Bu zam, var olan bir hizmeti artırır, olmayan bir hizmet (başlangıç öncesi) yaratmaz. Sigortalılık başlangıcının geriye çekilmesi gibi istisnai bir durumun kanunda açıkça öngörülmesi gerekir. Yargıtay, bu nedenlerle fiili hizmet zammının sadece mevcut hizmete ekleneceğini, ancak sigortalılık başlangıcını geriye götürmeyeceğini belirtmiştir. (İlgili metin: fiili-hizmet-suresi-zammi)