Tapulu bir taşınmazın devrine ilişkin bir muris muvazaası işleminde, görünüşteki satış sözleşmesi ile gizli bağışlama sözleşmesinin her ikisinin de geçersiz sayılmasının hukuki gerekçeleri nelerdir?
Bu durumda her iki işlemin de geçersiz sayılmasının ayrı hukuki gerekçeleri vardır: 1) Görünüşteki Satış Sözleşmesinin Geçersizliği: Bu sözleşme, tarafların (miras bırakan ve üçüncü kişi) gerçek iradelerini yansıtmadığı için Borçlar Kanunu'nun irade beyanlarındaki uyumsuzluğa ilişkin genel hükümleri uyarınca 'muvazaa nedeniyle' kesin hükümsüzdür. Tarafların asıl amacı satış yapmak değildir. 2) Gizli Bağışlama Sözleşmesinin Geçersizliği: Bu sözleşme ise tarafların gerçek iradesini yansıtmasına rağmen, 'resmi şekil şartına' uyulmadığı için geçersizdir. Türk Medeni Kanunu m. 706, Borçlar Kanunu m. 237 ve Tapu Kanunu m. 26, tapuya kayıtlı bir taşınmazın mülkiyetinin devrini amaçlayan tüm sözleşmelerin (satış, bağış vb.) resmi şekilde, yani tapu sicil müdürlüğünde yapılmasını bir geçerlilik şartı olarak öngörür. Taraflar arasındaki gizli (sözlü veya adi yazılı) bağış anlaşması bu resmi şekle uymadığından hukuken geçersizdir. Sonuç olarak, görünüşteki işlem iradeye aykırılıktan, gizli işlem ise şekle aykırılıktan dolayı geçersiz sayılır ve tapu kaydı hukuki dayanaktan yoksun kalır. (İlgili metin: muvazaa-mirastan-mal-kacirma-davasi, İlgili Karar: Yargıtay 1.HD 2015/12513)