6352 sayılı Kanun ile CMK m.250'ye dayalı mahkemelerin kaldırılıp yetkinin TMK m.10'a devredilmesi sürecinde, önleme dinlemesine ilişkin 'suç atfı' konusunda yaşanan hukuki boşluk, temel hakların sınırlanmasına ilişkin hangi anayasal ilkeyi ihlal etmiştir?
Bu hukuki boşluk, Anayasa'nın 13. maddesinde düzenlenen 'Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması' ilkesini ve bu ilkenin bir unsuru olan 'kanunilik' (belirlilik) ilkesini ihlal etmiştir. Anayasa m.13, temel hak ve hürriyetlerin ancak kanunla, Anayasa'nın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak, demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olmaksızın sınırlanabileceğini belirtir. Haberleşme hürriyetine (Anayasa m.22) müdahale teşkil eden önleme dinlemesinin, hangi suçların önlenmesi amacıyla yapılabileceğinin kanunda açık, net ve belirli bir şekilde düzenlenmesi 'kanunilik' şartının bir gereğidir. 6352 sayılı Kanun, PVSK gibi kanunların atıf yaptığı CMK m.250'deki suç kataloğunu ilga etmiş ancak yerine yeni ve belirli bir suç kataloğu koymamıştır. Bu durum, 2012-2014 arası dönemde önleme dinlemesinin hangi suçlar için yapılabileceği konusunda bir belirsizlik ve hukuki boşluk yaratmış, müdahaleyi keyfiliğe açık hale getirmiştir. Bu belirsizlik, kanunilik ilkesine temelden aykırıdır. (İlgili metin: onleme-dinlemesi-iliskin-birkac-not)