Tacir olan kiracının, kira sözleşmesi yaparken uyması gereken 'basiretli davranma yükümlülüğü'nün hukuki kaynağı ve objektif ölçütü nedir? Bu yükümlülüğün, tacir olmayan bir kiracının özen borcundan farkını açıklayınız.
Tacir olan kiracının 'basiretli davranma yükümlülüğü'nün hukuki kaynağı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 18. maddesinin 2. fıkrasıdır. Bu fıkra, 'Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi lazımdır.' hükmünü amirdir. Bu yükümlülüğün ölçütü 'objektif'tir. Yani, tacirin kişisel bilgisi, deneyimi veya dikkati değil, aynı ticari alanda faaliyet gösteren, makul, tedbirli ve öngörülü bir tacirden beklenen davranış standardı esas alınır. Bu yükümlülüğün, tacir olmayan bir kiracının genel 'özen borcu'ndan (TBK m. 316) temel farkı, standardının daha yüksek ve kapsamının daha geniş olmasıdır. - Tacir Olmayan Kiracı: Özen borcu, sıradan, makul bir insanın kendi malına gösterdiği özeni göstermesini ifade eder. Genellikle kiralananın fiziki durumunun korunmasıyla ilgilidir. - Tacir Kiracı: Basiretli davranma yükümlülüğü, fiziki özenin çok daha ötesine geçer. Tacir, kiraladığı yerin ticari faaliyetine uygunluğunu, imar durumunu, ruhsat alınıp alınamayacağını, yasal kısıtlamaları, piyasa koşullarını bilmek veya araştırmakla yükümlüdür. Bilmediğini veya öngöremediğini kolayca ileri süremez. YHGK'nın 2019/3 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, bu yükümlülük, tacirin 'gelişi güzel bir şekilde, bazı hususları bilmediğini iddia edemeyeceği' anlamına gelir ve onu daha ağır bir sorumluluk altına sokar. (İlgili metin: kiracinin-tacir-olmasi)