Bir ceza davasında, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı daha önce verilmiş ve kesinleşmiş bir 'tedavi ve denetimli serbestlik' kararı varken, sanığın denetim süresi içinde tekrar aynı suçu işlemesi durumunda, ikinci suçtan açılan davanın akıbeti ne olur? Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 2015/11526 E. sayılı kararındaki değerlendirmeyi açıklayınız.
Yargıtay'ın ilgili kararında da belirtildiği gibi, bu durumda ikinci suçtan açılan davanın 'düşmesine' karar verilmesi gerekir. Bu sonucun hukuki dayanağı, 28.06.2014 tarihli 6545 sayılı Kanun ile TCK'nın 191. maddesinde yapılan değişikliktir. TCK m. 191/5'te yer alan hükme göre, 'Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz'. Bu hükme göre, sanığın denetim süresi içinde tekrar aynı suçu işlemesi, yeni ve bağımsız bir suç olarak görülmez. Bu eylem, daha önce verilmiş olan 'erteleme' (veya HAGB/tedavi ve denetimli serbestlik) kararının bir 'ihlal nedeni' olarak kabul edilir. Bu ihlal, ilk dosyayı yeniden ele alan mahkeme tarafından değerlendirilir ve ertelenen cezanın açıklanmasına veya infazına karar verilir. İkinci suçtan dolayı ayrıca yeni bir dava açılması, kanunun 'ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz' şeklindeki amir hükmüne aykırıdır. Bu nedenle, ikinci suçtan açılan davanın 'kovuşturma şartı' ortadan kalkmış olur ve mahkemenin CMK m. 223/8 uyarınca 'davanın düşmesine' karar vermesi gerekir. (İlgili metin: cmk-madde-169-sorusturma-evresinde-yapilan-islemlerin-tutanaga-baglanmasi, İlgili Kanun Maddesi: TCK m.191/5)