Muris muvazaası iddiasına dayalı tapu iptal ve tescil davasında, tereke 'iştirak (elbirliği) halinde mülkiyet' hükümlerine tabi iken, bir mirasçının diğerlerinin muvafakati olmadan tek başına kendi payı oranında dava açabilmesinin hukuki gerekçesi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #68320

Normalde, iştirak (elbirliği) halinde mülkiyette, terekeye ilişkin davaların tüm mirasçılar tarafından birlikte açılması veya bir mirasçının açtığı davaya diğerlerinin muvafakat etmesi ya da terekeye bir temsilci atanması gerekir (TMK m. 640). Ancak, muris muvazaasına dayalı tapu iptal ve tescil davası bu kuralın bir istisnasıdır. Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre (örneğin metinde atıf yapılan Y1HD-K.2020/1409), bir mirasçının tek başına kendi payı oranında dava açabilmesinin hukuki gerekçesi, bu davanın niteliğinin 'terekeye karşı yapılan bir haksız fiilin sonuçlarının giderilmesi' olarak kabul edilmesidir. Bu yoruma göre, muvazaalı işlem, mirasçıların miras hakkını ihlal eden bir haksız fiildir. Her hak sahibi (mirasçı), kendi hakkını ihlal eden haksız fiile karşı, diğer hak sahiplerinin onayını beklemeksizin, kendi payı ölçüsünde dava açarak hakkını koruyabilmelidir. Bu dava, terekenin tamamı adına değil, davacı mirasçının kendi kişisel miras hakkı adına açılmış bir dava olarak görülür. Bu nedenle, davacı sadece kendi miras payına isabet eden tapu payının iptalini ve kendi adına tescilini talep edebilir. Bu durum, davanın niteliğinden kaynaklanan ve elbirliği mülkiyeti kurallarının katı uygulamasını yumuşatan, Yargıtay tarafından geliştirilmiş bir istisnadır. (İlgili metin: muvazaa-mirastan-mal-kacirma-davasi)