6526 sayılı Kanun'un 1. maddesiyle, önleme dinlemesi yapılabilecek suçlar için yapılan atfın, mülga CMK m.250 ve TMK m.10'da yer alan suçları kapsayacak şekilde belirli TCK suçlarına yönlendirilmesinin, 'kanunilik' ilkesi açısından önemi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #68319

'Kanunilik' ilkesi, temel hak ve hürriyetlere yapılacak müdahalelerin dayanağının, kapsamının, usulünün ve sınırlarının kanunla açık, net ve öngörülebilir bir şekilde düzenlenmesini gerektirir. Önleme dinlemesi, haberleşme hürriyeti ve özel hayatın gizliliğine ağır bir müdahale olduğu için, hangi suçların önlenmesi amacıyla bu tedbire başvurulabileceğinin kanunda 'sınırlı sayıda' (numerus clausus) ve 'belirli' bir şekilde sayılması bu ilkenin bir gereğidir. 6352 sayılı Kanun sonrası dönemde, PVSK gibi kanunların atıf yaptığı CMK m.250 ilga edildiği için, önleme dinlemesinin hangi suçlar için yapılabileceği konusunda bir hukuki boşluk ve belirsizlik doğmuştu. 6526 sayılı Kanun'un 1. maddesinin 6. fıkrasının son cümlesi, bu belirsizliği gidermeyi amaçlamıştır. Mülga hükümlere yapılan atıfların, yeni ve belirli bir TCK suç kataloğuna (örgütlü uyuşturucu, çıkar amaçlı örgüt suçları, devlete karşı suçlar vb.) yapılmış sayılacağını hükme bağlayarak, müdahalenin kapsamını yeniden çizmiştir. Bu düzenlemenin 'kanunilik' ilkesi açısından önemi, temel bir hakka müdahalenin yasal dayanağını yeniden belirgin ve öngörülebilir hale getirmesi, böylece idarenin keyfi uygulamalarının önüne geçerek hukuki güvenliği sağlamaya çalışmasıdır. (İlgili metin: onleme-dinlemesi-iliskin-birkac-not)