Anayasa Mahkemesi'nin 2018/137 E. sayılı kararında, kamu görevinden çıkarılanların isimlerinin Resmi Gazete'de yayımlanması, kişinin hangi anayasal hakkına müdahale olarak değerlendirilmiş ve bu müdahalenin ölçülülük ilkesi açısından 'gereklilik' unsurunu neden karşılamadığı açıklanmıştır?
Anayasa Mahkemesi, bu eylemi Anayasa'nın 17. maddesinin birinci fıkrasında güvence altına alınan 'kişinin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkı'na bir müdahale olarak değerlendirmiştir. Kişilerin isimlerinin, terör örgütleriyle ilişkilendirme gibi ağır bir gerekçeyle Resmi Gazete'de listeler halinde yayımlanması, onların toplum nezdindeki 'şeref ve itibarlarını' lekeleyen, manevi varlıklarına yönelik bir müdahaledir. AYM, bu müdahalenin 'ölçülülük' ilkesinin bir alt unsuru olan 'gereklilik' şartını karşılamadığına karar vermiştir. 'Gereklilik', amaca ulaşmak için seçilen aracın zorunlu olması, daha hafif bir araçla aynı amaca ulaşılamaması anlamına gelir. AYM'nin bu sonuca ulaşmasındaki temel gerekçeler şunlardır: 1) Amaca Başka Yollarla Ulaşılabilmesi: Eğer amaç, kararın ilgili kişiye tebliği ise, bu, Tebligat Kanunu hükümlerine göre her zaman mümkündür. Eğer amaç, kişinin görevden fiilen el çektirilmesi ise, bu da kararın tebliği ile zaten sağlanmaktadır. 2) Daha Hafif Yöntemlerin Varlığı: Kararların hüküm ve sonuç doğurması için Resmi Gazete'de yayımlanması zorunlu değildir. Kişilerin isimlerini kamuoyuna ifşa ederek onları damgalamak yerine, idari işlemlerin normal seyrinde yürütülmesiyle de aynı sonuçlar elde edilebilir. Bu nedenlerle AYM, kişilerin şeref ve itibarına yapılan bu ağır müdahalenin, ulaşılmak istenen amaç bakımından 'gerekli' ve 'zorunlu' bir tedbir olmadığına, dolayısıyla ölçülülük ilkesini ihlal ettiğine karar vererek kuralı iptal etmiştir. (İlgili metin: anayasa-mahkemesinin-ohal-sonrasi-tedbirlere-iliskin-karari)