Bir tacir olan kiracının, kira sözleşmesinde 'depo' olarak belirtilen bir yeri kiraladıktan sonra, buranın 'imalathane' ruhsatı alamadığını ileri sürerek sözleşmeyi feshetmesi, YHGK'nın 2019/3 E. sayılı kararına göre neden haklı bir fesih olarak kabul edilmemiştir? Bu durumda 'basiretli davranma yükümlülüğü'nün rolünü açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #68313

Bu feshin haklı kabul edilmemesinin temel nedeni, sorunun kiralananın kendisinden değil, kiracının sözleşme dışı amacından ve bir tacir olarak özen yükümlülüğünü yerine getirmemesinden kaynaklanmasıdır. YHGK'nın kararında bu durum şu şekilde değerlendirilmiştir: 1) Sözleşmesel Amaca Uygunluk: Kiralanan yer, sözleşmede kararlaştırılan 'depo' amacı için kullanıma elverişlidir ve bu amaçla ruhsat alınmasında bir engel yoktur. Kiraya veren, sözleşmesel borcunu yerine getirmiştir. 2) Basiretli Tacir Yükümlülüğü (TTK m. 18/2): Kiracı bir tacirdir ve ticaretine ilişkin tüm faaliyetlerinde basiretli davranmakla yükümlüdür. Bu, bir yeri 'imalathane' olarak kullanmayı planlıyorsa, o yerin imar durumu, ruhsat koşulları gibi hukuki ve fiili durumunu sözleşmeyi yapmadan önce araştırma ve bilme yükümlülüğü anlamına gelir. Tacir kiracı, bu araştırmayı yapmayarak kendi ticari riskini üstlenmiştir. 3) Hukuki Ayıbın Kaynağı: Ruhsat alınamaması, kiralananın bir ayıbı değil, kiracının sözleşme dışı kullanım talebinin yasal engellere takılmasıdır. Kiracı, kendi öngörüsüzlüğünün veya ihmalinin sonucunu, kiraya verenin ayıba karşı tekeffül borcu kapsamına sokarak ona yükleyemez. Sonuç olarak, fesih, kiraya verenin bir kusurundan değil, kiracının kendi sözleşme dışı amacını gerçekleştirememesinden kaynaklandığı için 'haksız' kabul edilmiştir. (İlgili metin: kiracinin-tacir-olmasi, İlgili Karar: YHGK E. 2019/3, K. 2022/398)