5434 sayılı Kanun'a tabi bir sigortalının, hizmet birleştirmesi sonrası 506 sayılı Kanun hükümlerine göre emekli olacağı durumlarda, 5434 sayılı Kanun'dan kazandığı fiili hizmet zammının sigortalılık başlangıç tarihini geriye çekmemesinin temel hukuki mantığı nedir? YHGK 2024/151 K. sayılı kararı bu durumu nasıl açıklamaktadır?
Bu durumun temel hukuki mantığı, 'fiili hizmet zammı'nın niteliğinin, sigortalılık süresinin başlangıcını değiştirmeye yönelik değil, mevcut fiili hizmet süresini artırmaya yönelik olmasından kaynaklanır. YHGK'nın 2024/151 K. sayılı kararında bu mantık şu şekilde açıklanmıştır: Fiili hizmet zammı, iştirakçilerin ağır ve yıpratıcı işlerde 'görev yaptıkları süreler boyunca' ve 'tam kesenek vermek suretiyle geçirdiği sürelere' ilişkin olarak yapılan 'ek bir zamdır'. Bu zam, mevcut hizmet süresine eklenerek emeklilik aylığını, ikramiyeyi ve aylık bağlama oranını artırır. Yani, var olan bir hizmet süresini 'uzatır'. Sigortalılık başlangıç tarihinin geriye çekilmesi ise, tamamen farklı bir hukuki sonuçtur. Bu, sigortalının fiilen çalışmaya başlamadığı bir tarihi, kanun yoluyla sigortalılığın başlangıcı olarak kabul etmek anlamına gelir ve ancak kanunda bu yönde açık ve istisnai bir hüküm bulunması halinde mümkündür. 5434 sayılı Kanun'da fiili hizmet zammının bu şekilde sigortalılık başlangıcını geriye çekeceğine dair bir düzenleme yoktur. Yargıtay, bu nedenle fiili hizmet zammının 'ek bir sigortalılık süresi' yaratmadığını, sadece mevcut fiili hizmet süresini artırdığını ve bu nedenle sigortalılık başlangıç tarihinden geriye doğru bir ekleme yapılmasına imkan vermediğini belirtmiştir. (İlgili metin: fiili-hizmet-suresi-zammi)