Miras bırakanın, tapuda satış göstererek yaptığı muvazaalı devir işleminde, mirasçıların bu muvazaa iddiasını ispatlamak için kullanabileceği deliller (karineler) nelerdir? Yargıtay uygulamasında sıkça dikkate alınan olguları belirtiniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #68286

Mirasçı, muris muvazaası davasında üçüncü kişi konumunda olduğundan, iddiasını her türlü delil ile ispat edebilir. Yargıtay uygulamasında, muvazaanın varlığına işaret eden ve mahkemelerce sıkça dikkate alınan deliller ve karineler şunlardır: 1) Bedeller Arasındaki Fahiş Fark: Tapuda gösterilen satış bedeli ile taşınmazın işlem tarihindeki gerçek piyasa değeri arasında açık ve fahiş bir oransızlık bulunması, en güçlü muvazaa karinesidir. 2) Devralanın Alım Gücünün Olmaması: Taşınmazı (sözde) satın alan kişinin, tapuda gösterilen bedeli dahi ödeyecek bir gelire, birikime veya ekonomik güce sahip olmaması, işlemin gerçek bir satış olmadığını gösterir. 3) Miras Bırakanın Satışa İhtiyacının Olmaması: Miras bırakanın, işlemi yaptığı tarihte ekonomik olarak rahat olması, malını satmasını gerektirecek acil bir ihtiyacının bulunmaması, satışın gerçek bir amaç taşımadığına işaret edebilir. 4) Taraflar Arasındaki İlişki: Miras bırakan ile devralan arasındaki yakınlık, husumet veya özel ilişki (örneğin, sadece bir mirasçıya veya onun eşine/çocuğuna devir yapılması) da dikkate alınır. 5) Olayların Olağan Akışı: Yaşlı ve hasta bir kişinin, kendisine bakmayan bir mirasçıya malını satması yerine, kendisine bakan mirasçısına devretmesi gibi durumlar, olayların olağan akışına göre değerlendirilir. 6) Tanık Beyanları: Tarafların niyetini, aralarındaki ilişkiyi ve işlemin gerçek amacını bilen kişilerin tanıklıkları da önemli bir delildir. Mahkeme, bu karineleri bir bütün olarak değerlendirerek işlemin muvazaalı olup olmadığına karar verir. (İlgili metin: muvazaa-mirastan-mal-kacirma-davasi)