Yargıtay içtihatlarına göre, bir suç işlediği şüphesiyle durdurulan kişinin, polise kardeşinin nüfus cüzdanını ibraz etmesi eylemi, TCK m.206 (resmi belgede yalan beyan) ve TCK m.268 (başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması) suçları açısından nasıl değerlendirilmelidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #68283

Bu eylem, TCK m.268'de düzenlenen 'başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması' suçunu oluşturur. Yargıtay'ın yerleşik içtihadı (örneğin Yargıtay 2. Ceza Dairesi - Karar: 2016/8612), bu tür durumlarda suç vasfının TCK m.268 olduğunu kabul etmektedir. Değerlendirmenin gerekçesi şudur: TCK m.268, 'işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla' başkasına ait kimliğin kullanılmasını düzenleyen özel bir normdur. TCK m.206 ise daha genel nitelikte, herhangi bir resmi belgenin düzenlenmesi sırasında yalan beyanda bulunmayı yaptırıma bağlar. Somut olayda fail, sadece yalan beyanda bulunmamakta, bu beyanı özel bir amaçla, yani işlediği bir suçun (uyuşturucu, hırsızlık vb.) soruşturmasının kendisine karşı değil, masum olan kardeşine karşı yapılması amacıyla gerçekleştirmektedir. Bu durum, TCK m.268'in özel kast unsurunun tam olarak gerçekleştiğini gösterir. 'Özel normun önceliği' (lex specialis derogat legi generali) ilkesi gereğince, fiil daha özel olan TCK m.268'e göre cezalandırılmalıdır. Mahkemenin bu eylemi TCK m.206 olarak nitelendirmesi, Yargıtay tarafından 'suçun nitelendirilmesinde yanılgıya düşülmesi' olarak kabul edilmekte ve bir bozma nedeni sayılmaktadır. (İlgili metin: baskasina-ait-kimlik-bilgilerinin-kullanilmasi-sucu)