Muris muvazaası davasında, miras bırakanın taşınmazını devrettiği kişinin, miras bırakanın bakımını ve ihtiyaçlarını karşılamış olması, tek başına muvazaa iddiasını çürütür mü? Yargıtay 1. HD'nin 2014/4955 K. sayılı kararı bu durumu nasıl değerlendirmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #68276

Tek başına çürütmez, ancak çok güçlü bir savunma argümanıdır. Yargıtay 1. HD'nin 2014/4955 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, bir satış işleminin karşılığının (semen) mutlaka para olması gerekmez; bu karşılık bir 'hizmet' olarak da verilebilir. Eğer davalı (taşınmazı devralan), miras bırakanın bakımını üstlenmiş, ihtiyaçlarını karşılamış ve ona bir ömür boyu destek olmuşsa, bu hizmetler, yapılan temlik için bir 'ivaz' (karşılık) olarak kabul edilebilir. Bu durumda, tapudaki işlem görünüşte satış olsa bile, altta yatan gerçek irade, mal kaçırmak amacıyla yapılan karşılıksız bir bağışlama değil, verilen emek ve hizmetlere karşılık yapılan ivazlı bir devir olarak yorumlanabilir. Mahkeme, bu savunmayı değerlendirirken; - Sağlanan bakımın niteliği ve süresi (sıradan bir yardım mı, yoksa yoğun ve sürekli bir bakım mı?), - Miras bırakanın gerçekten bakıma muhtaç olup olmadığı, - Diğer mirasçıların miras bırakana karşı tutumu, - Devredilen malın değeri ile sağlanan hizmet arasında makul bir orantı olup olmadığı gibi hususları inceler. Eğer sağlanan hizmet, devredilen malın değeriyle orantılı ve gerçek bir karşılık niteliğindeyse, mahkeme işlemin muvazaalı olmadığına, yani mal kaçırma amacı taşımadığına karar verebilir ve davayı reddedebilir. (İlgili metin: muvazaa-mirastan-mal-kacirma-davasi)